Hadi Baba Gene Yap
Bazı şarkılar sizi alıp uzak diyarlara götürür. İşte böyle bir şarkıdır ‘Hadi Baba gene yap’
Bir baba ile oğlu trenle seyahat yapacaklardır. Çocuk bildiğin klasik çocuk, gördüğü her şeyi isteyen, alınmadı mı ağlayan çocuk yani. Neyse çocuk tren garındaki satıcıların birinde bir şapka görür ve babasından ister. Babası ısrarlara dayanamaz ve şapkayı alır. Tren yolculuğu başlar. Çocuk yine rahat durmaz tabi, kafasında şapka ile camdan çıkarır başını. Babası da durmadan uyarmak zorunda kalır “evladım şapkan uçacak gir içeri” diye. Çocuk dinlemez yine babasını ve babası çocuğa bir ders vermek için, şapkasını alır arkasına saklar. Çocuk tabi çok üzülür. “Baba şapkam gitti” diye ağlar. Babası da verir cevabı ‘ Ben sana dedim dinleseydin sözümü” der ve devam eder “Eğer bir daha benim sözümden çıkmazsan sana şapkanı geri getiririm. Söz ver bana ve gözünü kapat” Babasına söz veren çocuk gözünü kapar ve babası usulca şapkayı çocuğun kafasına koyar. Çocuk gözünü açtığında sevinçten gözleri parlar ve bir heyecanla alır şapkayı camdan dışarıya atar ve der ki babasına “Hadi baba gene yap”
Hadi baba gene yap
Gene yap baba gene yap
Hani bana yalan söylerdin ya baba
Özgür kırlangıçlardan söz ederdin ya
Çok paramız olacağından baba
İşlerin iyi gideceğinden söz ederdin ya
Hani en büyük sen olurdun ya baba
Hani beni hep korurdun ya baba
Kabus görüp uyandığımda
Yanımda sen olurdun ya baba
İyi bir insan olmanın baba
Çok iyi olacağından söz ederdin ya
Hadi baba gene yap
Gene yap baba gene yap...
Sevgili Yaşar Kurt’un bu şarkısı ve şarkıya ilham kaynağı olduğu söylenen hikâyesi bana bir yıl önceyi; kızımın doğum gününü kutladığımız 8 Temmuz 2018 gününü, Çorlu tren kazasında kaybettiğimiz 25 canı anımsatıyor. Evimiz kaza yerine yakın olduğu için çevre yolundan geçmekte olan çok sayıda ambulans sesiyle irkildik. Sonra televizyonlar alt yazı geçmeye başladı. Hastaneler yaralılar, yaralılara kan vermek isteyenler ve yakınlarına ulaşmak isteyenlerle doldu taştı. Yazık ki artık 8 Temmuz günü derin bir acıydı artık bazı evlerde. O tren yolcularından sadece biriydi Oğuz Arda Sel. Henüz dokuz yaşındaydı. Babasıyla trene binmişlerdi. Şimdi ikisi de yok.
‘Hadi baba gene yap’ diyebilseydi keşke. Neşeli, neşeli uçursaydı şapkasını.
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Uluslar Arası İlişkiler bölümü mezunudur. Uzun yıllar Bölgesel...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...